Eklentiler
  
Manuel Terapi
Eklentiler
Menü
Ana Sayfa
Manuel Bakım
Yaşlı Hasta Bakımı
Manuel Terapi
Alternatif  Bakım
Nokta Bio Enerji
Nokta Enerji  Bakım
Bitkisel Yağlar
Uzaktan Enerji Bakım
Gençlik, Güzellik İçin
Hacamat & Kupa
Kilolardan Kurtulun
Pansuman
Mesaj Brakınız
Ziyaretçi Defteri
Güncel Haberler
Günlük Burç
İletişim
Kayseri İmsakiye
Uçak Oyunu
Satranç Oyna
 
 
Manuel Bakım
 
 
Kayseride Hava
 
 

Web Master

Hüdaverdi Ulutaş

 
Ramazan Akdoğan


MERHABALAR
Manuel Bakım - Marifetli Parmaklar
Ramazan Akdoğan
Elleriyle Tüm Ağrılara Bakım Yapıyor
Kupa Çekme ( Hacamat) Uygulamaları Başlamıtır.
Hizmet anlayışımız kişinin Mekanında (Evinde) Yapılan Hizmettir.

Manuel Bakım Terapi

Resim 1 Resim 2

Omurga; boyun bölgesinde 7 boyun omuru, sırt bölgesinde 12 göğüs omuru, bel bölgesinde 5 bel omuru ve kalça bölgesinde birbirine kaynamış 5 omurdan oluşan kalça ve kuyruk sokumu omurlarından oluşur. Omurgada boyun, sırt ve bel bölgesinde 3 adet doğal kavis vardır. Bu kavisler sayesinde omurga üzerine düşen yük miktarı minimuma indirilir ve esnek hareket sağlanır. Omurlar üst üste gelerek, içinden omurilik ve sinirlerin geçtiği omurga kanalını oluştururlar. Omurga, omuriliği ve sinirleri korur ve vücudumuzun hareketini sağlar. Omurlar birbirlerine önde disk dediğimiz yastıkçıklar ile tutunurlar. Diskler omurların birbirine sürtünmesini önleyen yumuşak amortisörlerdir. Disklerin görevi yürüme, oturma, yük kaldırma sırasında oluşan sarsıntıları emmek, omurların üzerine düşen yükü eşit olarak azaltarak, ağırlığı dengeli biçimde alt seviyeye iletmektir. Omurga ayrıca bir çok bağ ve kaslar tarafından desteklenir. Bağlar diskleri ve omurları yerinde tutan sağlam şeritlerdir. Kaslar ise hareketi denetler, omurgayı destekler ve sağlamlık kazandırır.
Omurilik ilgili omurların hizasından dallar vererek beynimizin verdiği emirleri, vücudumuzun diğer bölümlerine taşınmasından sorumludur. Omurgamız bize her türlü hareket edebilme yeteneğini sağlar. Eğer omurların hizalanmalarında bir sıkıntı var ise beraberinde bazı problemler ortaya çıkar. Bu metot manuel terapi ile omurgaya nazikçe ve oldukça yumuşak hareketler ile yapılan ve omurganın hizalanmasını ve doğru olarak sıralanmasını sağlayan bu metot bel ve boyun ağrılarından kurtulmanızı sağlamada önemli bir destektir. Manuel terapi omurga sorunlarının düzeltilmesinde kullanılan bir tedavi şeklidir. Terapiyi yapan uzmanın elinin başparmağı ile yaptığı yumuşak dokunuşlar omurgayı rahatlatmaya, gerilimlerini almaya başlar.
Manuel terapi de önce bacak boyunun eşitlenmesi esastır. Bu çok önemlidir. Çünkü vücudumuzun temeli olarak kabul edeceğimiz bacak boylarının birbiri ile eş olmaması, kalça ve omurganın bulunması gereken hizasında olmamasına neden olur. Kişinin kendi dinamik hareketleri ve Manuel terapistin uyguladığı bası ile önce bacak boyu eşitlenir. Leğen kemiği ve sacrum paralelliği sağlanır ve omurga üzerinde omurların hizalanma çalışmaları başlar. Ardından köprücük kemiği ve boyun omurları ve en son da kafa kemikleri ile çalışılır. Vücuttaki tüm eklem ve kemikler olması gereken pozisyonlarına getirilir.
                 
Köprücük kemiği ve alt çene kemiği kaymalarından kaynaklı olarak ise başta Atlas (birinci boyun omuru C1) olmak üzere boyun omurlarında kayma oluşur. Burada en sık rastlanılan problem boyundaki kasların aşırı gerilmesi ile oluşan aks düzleşmesidir. Normalde C harfi şeklinde olan boyun düz bir çizgi şeklini alır. Boyun düzleşince beyine giden dört vertebral arterden ikisi gerilir ve beyne yeterince kan gidemez. Kişide migren, baş ağrısı, baş dönmesi, unutkanlık, bulantı, yüksek tansiyon, kronik yorgunluk, düzensiz kan dolaşımından kaynaklı tek taraflı yüz felci, sinüs şikayetleri, ağır işitme, kulak ağrısı ya da çınlaması olabilir. C3 omuruna kadar inen sıkıntılarda ise; akne, sivilce, diş ağrısı, kanayan diş etleri veya nevralji ile karşılaşmak mümkündür. Yüz kemiklerinin tekrar hizalanması durumunda “deviasyon ve sinüs” şikayetleri ile uykuda “diş sıkma, diş gıcırdatma” problemlerinin minimuma indiği gözlemlenmiştir. C4 omuruna kadar inen sıkıntılarda ise sürekli nezle hali, işitme kaybı, çatlak dudaklar, nezle, dudak kaslarının krampı görülebilir. Gene C5 omuruna kadar inen sıkıntılarda ise ses kısılması, boğaz ağrısı, boğaz iltihabı, larenjit, C6 omuru ise bademcik iltihabı, ense tutulması, üst kol ağrıları ve C7 omuru da tiroit problemleri, soğuk algınlığı, omuz ekleminde sıvı birikmesi, depresyon, korku ile ilgilidir.
Bel omurları ile ilgili sıkıntılar ise kalın barsak sorunları, kalın barsak tembelliği, karında kramplar, ekşime, varis, alt ıslatma problemi, hamilelik sorunları, menapoz sorunlar, diz ağrıları, iktidarsızlık, siyatik, bel tutulması, prostat sorunları, ağrılı ve sık işeme, baldır ve ayak kan dolaşım bozukluğu, soğuk ayaklar, ayak ve bacaklarda şişme gibi sorunların menşeidir.
Bu sorunlardan da görüldüğü gibi omurga sağlığı çok önemlidir. Okuyucularım hatırlarsa geçen haftada omurga bozukluklarında karşılaştığımız duygusal sorunları yazmıştım. Her bir omurun hizası ile ilgili olarak fiziksel bir problem oluştuğu gibi geneher omura isabet eden seviye ile ilgili duygusal bir sorun ortaya çıkmaktadır. İşte tüm bu sorunların çözümünde Manuel terapi eşsiz bir yardım sunmaktadır. Manuel terapi manuel terapi veya kayropraksiye göre çok daha nazik hareketlerle yapıldığından hemen hemen herkese uygulanabilir. Belki en önemlisi ciddi bir problem ile karşılaşmadan zaman zaman yaptırılacak Manuel terapi ile omurga sağlığınızı korumanız ve sorunlarla karşılaşmamanız mümkün olabilir

Omurga Hizalama - Bayan Omurga Hizalama - Bay
   
Skolyoz  (Belde Kamburluk Başlaması)
 

BU BELİRTİLERE DİKKAT!
Skolyoz hastalarında fiziksel görünüm dışında zamanla veya eğriliğin derecesine göre
yorgunluk ve nefes darlığı görülebilir. Eğriliğin göğüs kafesinde oluşturduğu yamulma
akciğerlerde sıkışma ve kalp rahatsızlıklarına sebebiyet verebiliyor. Öte yandan hastalar,
 özellikle çocuklar, vücudunu beğenmeme ve bu sebeple sosyal ortamlarda bulunamama
gibi psikolojik rahatsızlıklar, hatta depresyon yaşayabiliyor maalesef…
Yani fiziksel deformasyon ruhu da etkileyebiliyor.
 

Skolyozun, çocukluk ve ergenlik döneminde büyüme ile ilerleme gösteriyor

Skolyozun tedavi süreci skolyoza neden olan hastalığa ve kişide oluşan skolyoza göre değişkenlik gösterir. Yani bazı hastalar için tedavi süreci doğal akışında devam ederken; kimi hastalarda ise kişinin tedaviye verdiği cevap skolyozun türüne göre değişebilmektedir. Skolyoz çocukluk ve ergenlik döneminde büyüme ile ilerleme göstermektedir. Yani, omurganın eğriliği daha da artmaktadır.

Tüm bu sebeplerden dolayı skolyoz için tüm durumlara uygulanabilecek doğru ve tek bir tedavi seçeneği yoktur. Skolyozun tanı aldığı yaş, eğriliğin yeri ve derecesi, skolyozu oluşturan sebepler, muayene bulguları ve radyolojik tetkiklerden alınan veriler dikkatlice incelenerek, yani skolyoz için yapılacak tedavi ‘kişiselleştirilerek’ hastadan hastaya değişecek şekilde titizlikle uygulanmalıdır. 

Her bir tedavi seçeneği kendi içerisinde, hastaya göre değişiklik gösterse de skolyoz tanısı aldıktan sonra genel olarak üç alternatif yol mevcuttur. İlk seçenek izlemdir ve 20-25 dereceden küçük eğrilikler için uygundur ve belli aralıklar ile takip yapmaktan, sportif faaliyetleri ve genel vücut kondisyonunu artırmaktan ibarettir.En sık görülen skolyoz türü; sebebi tam olarak aydınlatılamayan ‘idiopatik’ skolyozdur. Omurgada yana doğru eğilme ‘S’ veya ‘C’ şekilli olabilir. Yana doğru eğilme dışında omurların kendi etraflarında dönmesi de en hafif formlar dahil olmak üzere tüm idiopatik skolyozlarda görülür. Omurlardaki bu dönme sırtta veya belde asimetrik çıkıntılar oluşmasına sebep olurSkolyoz toplumda yaklaşık % 2 - 4 oranında görülür. Bunlardan çok büyük bir kısmı düşük dereceli eğriliklerdir. Kız çocuklarda erkek çocuklara göre yaklaşık 8-10 kat daha sık görülebilir. Omurgasında eğriliği olan kişilerin ancak yüzde 10’unda skolyoz, tedavi gerektirecek dereceye ilerler. Düzenli egzersiz yapma, sırt kaslarını güçlü tutma, kondisyonu artırma ve daha fit olma skolyoz takibinin ve tedavisinin hemen her basamağında yer alan vazgeçilmez öğelerdendi


 

nsan omurgasına yandan bakıldığında tam düz değildir. Boyun ve bel bölgesinde hafif çukurluk (lordoz) ve sırt bölgesinde hafif kamburluk (kifoz) vardır. Arkadan bakıldığında ise tam düz olmalıdır. Skolyoz (Omurga eğriliği) omurganın, sağ ya da sol yana doğru eğrilmesi anlamına gelmektedirSkolyoz rahatsızlığının erken teşhis edilmesinin önemli olduğunu ifade eden Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon, manuel terapi tedavisiyle oldukça başarılı sonuçlar da alındığını söyledi.
Skolyozun, omurganın sağa yada sola doğru eğilmesi ve omurların kendi etrafında dönmesi ile tanımlanan bir omurga rahatsızlığı olduğunu belirten uzmanlar, normal bir duruşta, yandan bakıldığında sırtta hafif bir kamburluk (kifoz), boyun ve bel bölgesinde hafif bir çukurluk (lordoz) bulunduğunu söyledi. Ancak omurgaya önden ve arkadan bakıldığında vücudun düz olması gerektiğini belirten Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon  “Eğer omurga sağa veya sola eğimli ise buna ’skolyoz’ denir. 10 derecenin üzeri eğrilikler skolyoz olarak adlandırılır. Özellikle çocukların hızlı büyüdüğü dönemlerde evde ailenin okulda ise öğretmenlerin duruş bozukluklarına karşı dikkatli ve titiz olmaları gerekmektedir. Skolyoz rahatsızlığında amacımız erken teşhis ve tedavi olmalıdır” dedi.
Skolyoz tanısının, uzman bir hekimin muayenesi, çeşitli duruş analizleri ve X-Ray görüntüleme yöntemi ile kolayca tespit edilebilmekte olduğuna değinen Şahabettinoğlu, "Ancak skolyoz filmlerinin tüm omurgayı kapsayacak şekilde çekilmesi gerekir. Aksi takdirde yetersiz değerlendirmeye yol açabilir. Ayrıca skolyoza ilaveten bir sinir-kas hastalığı, doğuştan gelen bir anomali, romatizmal hastalık, bağ dokusunu tutan bazı hastalıklar, omurga enfeksiyonları, metabolik hastalıklar ile bazı genetik hastalıklar da skolyoza eşlik edebilir. Bunların ayırıcı tanılarıyla detaylı bir araştırma ile belirlenip tedaviye başlanması gerekir. Özellikle yapısal olmayan yani, duruş bozuklukları, bacaklarda olan uzunluk farkı, sırt ve beldeki sinir sıkışmalarından kaynaklanan skolyozların tedavisinde uygulanan manuel (elle) tedavi ile oldukça başarılı sonuçlar alınmaktadır” diye konuştu.
Skolyoz tedavisinde amacın eğikliğin ilerlemesini durdurmak, azaltmak ve varsa omurga kökenli ağrı sendromlarını tedavi etmek olduğunu belirten, “Skolyozda ancak 45-50 derecenin üzerinde ve başka rahatsızlıklara sebebiyet veren durumlarda cerrahi seçeneğinin düşünülmesi gerekir. Kişiye özel skolyoz egzersizleri, postür, yürüme, solunum egzersizleri, denge rehabilitasyonu ve manuel tedavi uygulanmaktadır. Esnetme, germe, döndürme gibi manevralar ile omurga çevresindeki kaslar üzerinde çalışılmaktadır. Ayrıca önerdiğimiz spor aktiviteleri ile de büyük kas gruplarının çalıştırılmasını istiyoruz. Çünkü böylece hem genel aerobik kapasite hem de zindelik artıyor” dedi.
Tedavi edilmezse yaşam kalitesini oldukça düşüren skolyoz için okul taramalarını öneren . , aile ve öğretmenlere çok iş düştüğü, doğru duruş şekillerinin ailede ve okul döneminde çocuklara ders olarak öğretilmesi gerektiğini vurguladı.

   

Üye
 

Üye Girişi
•Üye Ol !
•Şifremi Unuttum

  
Üyelik Ücretsizdir

 

Dost Siteler
 

  
 

 

Döviz
 

Dolar

Alış : TL
Satış : TL

Euro

Alış : TL
Satış : TL

  
 

 

Ziyaret
 


ip adresim

 

 

Online Üyeler
 

Misafir

  
 

 

  

Manuel Bakım - Marifetli Parmaklar - Ramazan Akdoğan

  

Web sitem ticari Amaçlı değildir Hobi amaçlıdır.